Yapay Zekalar ve İnsanlık – Düşünce Treni #1

By

2015 yılında bir blog açmaya karar verdiğimde, çok tecrübesizdim. Aslında hala bile tecrübeli sayılmam ancak son 2 ayda 5 tane falan yazı yazdığımı düşünürsek bu işe kendimi iyice kaptırdığımı ve severek yaptığımı itiraf etmem gerek. Daha çok diziler hakkında yazdığım bu siteyi artık farklı konular için de kullanmamaya karar vermiştim. Tabii, düşünce treninde bahsettiğim konular içerisinde bazı kurgusal yapımlardan örnek barındırabilir.

Benim bugün bahsetmek istediğim konu ise yapay zeka ve insanlık. Son birkaç senede yapay zeka (AI – Artificial Intelligence) sistemleri çok daha fazla gelişmeye başladı. Tabii, yapay zekalar gelişmeye başladıktan sonra da teknolojiyle alakası olmayan insanlar bile bundan haberdar oldu. Aslında tam olarak bahsetmek istediğim konu ise insan ile makineleri ayıran farklar, bu makinelerin neler yapabileceği, gerçekten fişini çektiğimizde her şeyin bitip bitmeyeceğiyle alakalı olacak. Yazıya tam olarak giriş yapmadan önce belirteyim, ben mühendis falan değilim. Veya daha önce yapay zeka da geliştirmedim. Yalnızca programlama dili bilen sıradan bir bilgisayarlarla içli dışlı olan bir insanım. Bahsedeceklerim gerçeklerden çok tahminlere dayalı olacak.

Doğal zeka ve yapay zeka, çok basit noktalarda birbirinden ayrışabilir. En basitinden, insanı bile diğer canlılardan ayıran en büyük özellik düşünebilme yetisidir. İnsan, duygusal bir canlıdır. Eğer insanların duyguları olmasaydı, dünya üzerinde her şey çok daha net ve acımasız bir şekilde ilerlerdi. En nihayetinde evren 1 ve 0’lardan oluşur. Peki 1 ve 0 nedir? Varlık ve yoklukla alakalıdır. 1 doğru, 0 yanlış olarak geçer. Aslında her şey 1 ve 0’lardan ibarettir. Siz bu yazıyı okuyor musunuz? Evet, o zaman buna 1 diyebilirsiniz. Daha önce hiç birisini öldürdünüz mü? Hayır, o zaman 0. Gerçekten her şey çok basit ya vardır ya da yoktur.

Yapay zekayı da elbette, doğal zekaya sahip canlılar yaratabilir. Yapay zekanın durduk yere oluşacak hali yok. Mesela, basit bir matematik işleminden bahsedelim. 5+5 işlemini doğal zeka sahibi herkes anında çözebilir. Peki, bir yapay zeka bunu çözebilir mi? Elbette, siz toplama işleminin nasıl yapacağını yapay zekaya anlatırsanız o işlemi yapabilir. Peki siz, 54645 sayısının küpünü makine yardımı olmadan alabilir misiniz? Bu soruya evet diyecek bir insan olduğunu sanmıyorum. Kaldı ki, bu sayının küpünü bir makine yardımı olmadan alsanız bile tamamlamanız çok uzun sürecektir. Ancak basit matematik işlemlerini öğrettiğiniz bir yapay zeka bunu milisaniyeler içerisinde tamamlayabilir. Eğer bir bilgisayarın veya makinenin nasıl çalıştığını anlatmaya kalkarsam, çok uzun olur ve sıkılırsınız. Bu yazıyı okurken de bunları öğrenmek istemezsiniz.

Gelmek istediğim nokta ise yapay zeka ve doğal zekanın arasındaki hız farkı. Yapay zeka, kendisine verilen görevi, sınırlar çerçevesinde çok hızlı bir şekilde tamamlayabilir. Bir insanın asla ama asla manuel olarak yapamayacağı işlemleri çok kısa süre içerisinde tamamlayabilir. Aslında buraya kadar anlattığım yeni nesildeki yapay zeka değil de, bundan 30-40 sene önce kullanılan basit makinelerin işlevleriydi. Bizim içine dalacağımız konu biraz daha farklı ama size bir ön gösterim yapmak istedim.

Peki yapay zekalar gelişebilir mi? İleride robotlar görebilir miyiz? Bu robotların fişini çektiğimizde zaten durmayacaklar mı? Yapay zekaların geliştiğini gün geçtikçe görüyoruz hatta şahit oluyoruz. Google, Apple gibi firmalar bizi denek olarak zaten kullanıyorlar. Mesela, siz her sabah 7.30’a alarm kurmaya başladıysanız Siri, sizi genelde alarm kurduğunuz saatte alarm kurmak ister misin diye uyarıyor. Bunlar tamamen yapay zekanın öğrenmesiyle alakalı. Sizin yaptığınız hareketleri öğrenip, kendini geliştiriyor. Veya Google’ın sizin bir soru sormak üzere olduğunuzda cevabı tak diye oraya yazması.

Kısacası, mantıkta kalan her şeyi yapay zeka yapabilir. Eğer öğrenirse, gelişirse sizin ne zaman ilaç içmeniz gerektiğinizi söyleyebilir. Diyelim ki vücudunuza bağlı bir çip var, oradan sizin olası hastalıklarınızı tespit edip sizi ona göre uyarabilir. Veya, alışverişte görebilirsiniz. Amazon’un yapay zeka kullanan marketi gibi. Bunun ucu bucağı asla yok. İnsanın öğrenebileceği her şeyi sonsuz kere, sonsuz biçimde öğrenebilir. Eğer ona nasıl öğreneceğini öğretirseniz insanların asla yapamayacağı şeyleri bile saniyeler içerisinde öğrenip yapabilir. Tabii ki bu noktada fiziksel boyutları tamamen dışarıda bırakıyoruz. İnsan gücü gereken hiçbir şeyi yapmaları mümkün değil.

Yazının ilk kısımlarında bahsetmiş olduğum duygular kısmına gelecek olursak… Geçmişte hakkında da yazmış olduğum bir dizi vardı, Person of Interest. Bu dizide bir yapay zeka, insanların işleyeceği olası suçları tahmin edip uyarıyordu. Çünkü, o makine tam olarak da bunun için tasarlanmıştı. Eğer insanlar tehlikedeyse uyaracak ve görevini bitirecekti. Peki, bazı ikilemlere girelim.

Diyelim ki bir tane kol var, rayların bir ucunda en sevdiğiniz kişi, bir tarafında dünyadaki tüm düzeni düzeltebilecek bir çocuk. Kolu hangi tarafa çevirirseniz bir tanesi tren tarafından ezilerek ölecek ve kurtarma hakkınız yok. Hayatta en sevdiğiniz kişi ölürse de hiçbir şey değişmeyecek, hayat aynı dümdüz devam edecek. Burada ideal olarak sıradan bir insan duygularının yardımıyla en sevdiği insanı kurtarmayı seçer. Çünkü ne olursa olsun, duygularınız devreye girdiğinizde mantıklı düşünemezsiniz. İnsandaki sahiplenme duygusu, sahiplenilme duygusu bambaşkadır. Peki aynı soruyu bir makineye sorsaydık ne cevap verirdi? Şimdi, bir makinemiz olsun ve bu makine, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışan bir yazılıma sahip olsun. Amacı dünyayı kurtarmak. Bir uca makinenin babasını koyalım (kendine rol model aldığı bir insan) bir tarafa da dünyadaki sorunları çözecek birisini, kimi kurtarırdı? Evet, tabii ki de mantıklı olarak düşündüğünde sorunları çözecek olan kişiyi kurtaracaktır. Bunun sebebi de ona verilen görevi yapmasıdır. Bu bir yapay zeka olduğu için, duyguları devreye girmez ve mantıklı olanı yapar. Peki ya makinenin de duyguları olsaydı? İnsanların duygularını taklit etselerdi? Kendilerini insan gibi görmeye çalışsalardı? Bu duyguyu doğal olarak elbette kazanamazlar ama taklit edebilirlerdi.

Ama bunların hepsi birer ihtimal. Geçen senenin en iyi oyunlarından biri olan Detroit: Become Human’da da bundan bahsediliyordu. Androidler, kendilerini köle gibi kullanan insanlardan sıkılmışlardı, insan gibi hissediyorlardı. Onlar her ne kadar robot olsalar da yazılımlarındaki bir hata sebebiyle insan gibi hissetmeye başlamışlardı. Çünkü onlara verilen görev insan gibi davranmalarıydı.

Dünyadaki sorunlara çözüm bulabilecek kadar potansiyelli diyebiliriz yapay zeka için. Eğer bir yapay zekayı insan gibi eğitirsek, dünyanın çıkarlarını gözettirirsek, bizim açımızdan çok faydası olur. Peki kontrolü ele geçirebilirler mi?

Yapay zekada empati diye bir şey olmadığı için güç kazanmaları elbette çok tehlikeli olabilir. Yani, eğer bir yapay zekaya dünyadaki kaynakları kontrol edebilecek kadar müsaade edersek bir noktada en karlı hesaplamayı yapmaya başlar. Buna göre iş gücü ayarlar, belki de bazı insanları aradan çıkartmak ister. Hatta ölmelerine bile müsaade eder. İnsanların hizmet etmesi için ürettiği makineler gün geldiğinde himayesi altından çıkabilir.

Bunların hepsi en uç düşünce tabii ki. Şu anda bunun yanına bile yaklaşamazlar. Elbette yalnızca bizlerin sınırlandığı şekilde davranıyorlar. En baştan her şeyi kusursuz ve sınırlanmış şekilde ayarlarsak genellikle bizim lehimize olur. Ancak yine de izlenmemiz, dinlenmemiz hiç iyi hissettirmiyor. Yaptığımız, söylediğimiz her şeyin kayıt altına alınıp pazarlanıyor olması bizim sadece bir “data” olduğumuz anlamına geliyor. Gün geldiğinde yapay zekası kuvvetli robotlar hayatımıza girecek. Belki de bunlar sadece teoride ve hayalde kalacak. Back to the Future’de uçan kaykayların günümüzde olmasını hayal etmişlerdi mesela. Bilimkurgu her zaman teknolojiye yön vermiştir. Elbet yine verecektir. Ama yapay zekalar gerçekten dünyayı ele geçirip insanları eleyebilir mi? Deli deli konuşmamak lazım, kontrol bizde olduğu sürece böyle bir şeyin olması mümkün bile değil. Dua edelim ki böyle bir teknoloji gerçekleştiğinde bu yapay zekaları piyasaya süren şirketler paragözlüğü bir kenara bırakıp insanlığın vebalini düşünsünler.

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

%d blogcu bunu beğendi: