Özgür İradenin Nörobiyolojik İncelemesi

Özgür İradenin Nörobiyolojik İncelemesi

By

İradenizi tam olarak nasıl tanımlarsınız? İrade sizin için nedir? Yazının ana konusuna girmeden önce bu sorulara cevap verilmesi gereklidir. İrade dediğimiz olay sizin bir işi yapmadan önce hiçbir şeyin etkisi altında kalmadan vereceğiniz karardır. Aslında tabir biraz yanlış oldu. Karar verirken her şeyin etkisi altındayız. Nasıl mı? Sıralıyorum hemen;

  1. Tecrübe
  2. Hatıralar
  3. Duygular
  4. Sosyal çevre

Bütün kararlar aslında bunlar ve bunlara benzer etkenler doğrultusunda veriliyor. Özgür iradeden bu yüzden bahsedemeyiz. Peki iradeden? Bu sorunun cevabı da geçmişte yapılan bir deneyde saklı. Deneyin amacı; bir hareketi yapmadan, bir durum gerçekleştirmeden önce beynimizde o an hangi nöronlar veya nöron grubu ateşleniyor? Karar sürecimizde hangi nöronlar etkilidir? Sorularına cevap vermek için yapılmıştır.

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekiyor. Beyniniz sizin her şeyiniz. Beyniniz ve kişiliğiniz arasında herhangi bir ayrım yoktur. Beyniniz belli başlı bölgelere ayrılmaktadır. Kişilik bilgilerinizin depolandığı bölge prefrontal lob (alın bölgesi) olarak adlandırılır. Prefrontal loba bağlı bulunan orbitofrantol cortex (OFC) olarak adlandırılan bölgede  ise ahlaki yargılar depolanmakta ve temporopariyetal olarak adlandırılan başka bir bölge ile iletişimi dahilinde bu ahlaki yasalara göre kararlarımızı vermemizi sağlamakta. Beyin bölgelerinin bir biri ile iletişimi belli başlı nöronların birbiri ile bağlantı kurması ile gerçekleşmektedir. Kişiliğinizde yeni bir gelişme olunca farklı bir durum gerçekleştiğinde belli bir nöron grubu kendi aralarında bağlantı kurarlar. Eğer o kişilik özelliğiniz aktif kalmaya devam ederse nöron grubunun yaptığı bağlantı güçlenir. Eğer aktif değilse nöron grubun yaptığı bağlantı zamanla zayıflar ve yok olabilir. Görüldüğü gibi bütün her şeyimiz birkaç nöron grubundan ibaret aslında.

Deneye geri dönmeden önce bir konu hakkında daha bilgi vermem gerekiyor. Beyin içten dışa doğru 3 kısma ayrılır. En dıştaki kabuk/zar olarak adlandırılan bölümü serebral korteks (beyin korteksi), limbik sistem(orta beyin) ve alt beyin (ilkel beyin) olmak üzere 3 kısımda incelenir. Limbik sistem ve alt beyin, birlikte bilinçaltı olarak adlandırılır. Bu üç alanda bilgi işlem şu şekilde yürümektedir. Dışarıdan gelen veriler/bilgiler bilinçaltında depolanır ve nöronların yaptığı bağlantılar ile serebtal kortekse taşınır. Serebral korteks işine yarayacak, odak noktasında ki verileri ayrıştırır ve o verileri kullanır. Bu sayede çok fazla girdi içerisinde boğulmamış ve asıl odak noktamız olan konu ile daha yakından ilgileniyor oluruz. Örneklenmek gerekirse bir kişi konuşurken çevrenizde olan biten bütün her şey bilinçaltınıza işlenir. Masada bulunan çay bardaklarının konumundan tutun da, görüş alanınızda olan gökyüzünde uçan kuşların konumuna ve arka planda çalan müziğe kadar. Bilinçaltı bu depolanan verileri serebral kortekse gönderene kadar aralarından gereksiz olan veriler elenir ve en son serebral kortekse bir eleme yaparak artık üst beyninizde (düşünen beyin) bulunan veriler sadece muhabbet ettiğiniz arkadaşınızın konumu, sesi olur. Diğer veriler de, nöronları aşırı derecede uyaracak bir veri girdisi yaşanmadığı sürece, bilinçaltınızda depolanır.

Bu bilgiyi de paylaştığıma göre artık deneye geri dönebiliriz. Kalifornia Üniversitesi’nde beyin cerrahlığı yapan Itzhak Fried, 4 yıl önce sara hastaları üzerinde bir deney gerçekleştirdi. Deney sara hastalarının ameliyatları sırasında beyinlerine bağlanan saç telinden bile ince olan elektrotlar bir buton sayesinde yapıldı. Saç telinden ince elektrotlar hastaların beyinlerine yerleştirildi ve hastaların elinin uzanabileceği bir yere bir buton koyulmuş durumdaydı. Itzhak, hastalarından ameliyat sırasında bu butona rastgele zamanlarda basmalarını istemişti ve karar verdikleri anı da bildirmelerini istemişti. Deneyin sonuçlarını sinir bilimci olan Gabriel Kreiman tarafından incelendi. 12 hastadan oluşan deney grubunun sonuçlarını incelediğinde; ilk karar verme dürtüsünden mili saniyeler öncesinde, tek başına ateşlenen nöronları fark etti. Bu nöronlar beyinin hareketle ilgili motor ön destek bölgesindeydi. Deneyin sonucunda şunun farkına varıldı ki, bir şeyin kararını almadan önce zaten beyniniz almış oluyor. Sizin “iradeniz” ile aldığınız kararın aslında bilinçaltınızın bir kararı olduğunu anlıyoruz. Bu irademizin olduğunun aksini gösteren somut bir delildi.

Kreiman ve arkadaşlarının deneyi tekrarlamak gibi bir istekleri var ama bu sefer sorulacak soru farklı. Bu sefer “Karar verme aşamasından önce ateşlenen nörondan sonra deneğin karar değiştirmesi/değiştirilmesi mümkün mü?”. Eğer cevap hayır ise bir kez daha iradeden söz edilemeyeceği sonucu çıkar. Fakat cevap evet çıkarsa sinirin ateşlenmesinden, kararın uygulanmasına kadar olan süreçte bu değişimi sağlayan bir mekanizmadan söz edilebilir mi?

Sizin aklınızda bir soru belirdiğini tahmin edebiliyorum. “Kararları biz almıyorsak. O zaman suç işlemek bizim kontrolümüz altında olan bir şey değil. İşlenen suçlar yüzünden neden ceza yazılsın?”  Bunun cevabı da aslında soruda gizlidir. Siz suçu iradesiz işliyorsanız ve ceza almamanız gerektiğini düşünüyorsanız o zaman hakimin de iradesiz bir şekilde sizi suçlu bulma yetkisi vardır.

Benim, şahsi düşüncem şu yönde; bilinçaltımızda ateşlenen nöronların bilgileri, serebral kortekse ulaşıyor ve serebral korteks edindiği bilgiler doğrultusunda (tecrübe, hatıra vb.) bu bilgiyi yorumlayıp karara dönüştürüyor. Tabii bu olay mili saniyelerden daha kısa bir sürede gerçekleşiyor.

Özgür irade konusu hala daha hem nörobiyolojik hem felsefik hem de hukuki açıdan araştırılıp tartışılmaktadır. Ben size sadece kendi okuduğum birkaç küçük kaynaktan nörobiyolojik olarak bir araştırmasını sunmuş bulunmaktayım.

Şuna da değinmek isterim, determinizm* olarak adlandırdığımız durumla eşleşmektedir.  Sinir bilimci John-Dylan Haynes bu konu hakkında şu yorumda bulunuyor:

Beyin sizin için bir karar hazırlıyor, sonra siz bunu bilincinize çıkarırken, zarlar zaten atılmış oluyor.”

Peki siz bu bilgiler ışığında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi bizimle paylaşırsanız seviniriz.

Notlar:
*
Determinizm, evrende gerçekleşen olayların belirli bilimsel yasalara bağlı olması ve bu olayların gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu söyleyen felsefi görüştür.

Kaynak ve İleri Okuma

  • Bilimfili – Özgür İrade Bir Yanılsama mı? (https://bilimfili.com/ozgur-irade-bir-yanilsama-mi/)
  • Evrim Ağacı – Özgür Bir İradeye Sahip Miyiz? (https://evrimagaci.org/ozgur-bir-iradeye-sahip-miyiz-284)
  • Sam Kean – İnsan Beyninin Gizemi
  • Robert Winston – İnsan Beyni

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

%d blogcu bunu beğendi: