Kahramanın Yolculuğu Hikaye Anlatım Tekniği Nedir ve Nasıl İşler?

By

Bizim Büyük Kaçışımız: Escapism yazımda hikayeleri ne kadar çok sevdiğimi ve hikayelerle büyümenin bana çok şey kattığını anlatmıştım. Çok fazla hikaye izledikten, okuduktan veya oynadıktan sonra hikayelere değil de hikayelerin nasıl işlendiğine, anlatıldıklarına odaklanmaya başladım. Bu odaklanmalar sonucunda da hikayeden çok nasıl işlendiklerine dikkat etmeye başladım. Eğer hikaye iyi anlatılmışsa hikayeyi beğenip beğenmediğim önemli değildi. Ardından fark ettim ki bildiğim ve sevdiğim neredeyse tüm hikayeler tek tipti. Hepsinde bir kahraman vardı ve bu kahramanın yolculuğu anlatılıyordu. Yine sonradan öğrendim ki bu hikaye anlatım tekniğinin bir ismi varmış: Kahramanın yolculuğu. Bu yazıda da kahramanın yolculuğu tekniğinin nasıl işlendiğine en sevdiğim hikayelerden örneklerle göz atacağız.

1949 yılında Joseph Campbell tarafından yazılan The Hero With a Thousand Face kitabı bu yazı için bana yardım edecek. İthaki tarafından Türkçe’ye Kahramanın Sonsuz Yolculuğu ismiyle kazandırılmış kitabı tavsiye ederim. Tükettiğimiz eserler hakkında müthiş kafa açıyor. Joseph Campbell, en eski çağlardan günümüze kadar tüm kahramanların aynı yoldan geçtiğini öne sürüyor ve buna monomyth diyor. Destanlar, efsaneler, filmler, kitaplar vs. aklınıza gelecek her türlü “epik” hikaye bu anlatım tekniğiyle hazırlanmış. Buna göre tüm hikayeler aynı mı? Bir bakalım.

1. Kahraman ile Tanışma

Başlangıç aşamasını ilk buluşma gibi düşünün. Bu aşamada kahramanımızı görüyoruz. Onun hayatını, ideallerini, ailesini veya arkadaşlarını, hayata bakış açısını anlıyoruz. Direkt kahraman ile tanışma olmayabilir, bunun yerine bir kehanet de görebiliriz. Hikayenin asıl kahramanı ile ilgili bir kehanet. Seçilmiş kişi tanımı bu aşamada çok kullanılır. Çocuk Anakin Skywalker’ı hatırlarsınız. The Phantom Menace filminde Anakin ile ilk tanışmamızda o daha dünyadan habersiz, kendi çapında bir şeylerle uğraşan bir çocuktu. Bu aşamada kahraman ile tanışmamızdan farklı olarak sıradan bir dünya da görürüz. Bu dünya, kahramanın sonradan gireceği dünya ile tamamen zıt biçimdedir. Kahramanımızın yaşadığı bu dünyada hiçbir sıkıntı, tehlike yoktur. Kral Katili Güncesi’nde çocuk Kvothe’yi hatırlayalım. Onun dünyasında hiçbir tehlike yoktu sadece ailesiyle birlikte şarkılar söyleyip, geziyorlardı.

2. Maceranın Çağrısı

Bu aşamada kahramanımızın bildiği sıradan dünyanın bozulması gerekiyor. O dünya bozulacak ve kahraman maceraya atılacak. Bu noktada macera, kahramanı çağıracak. Bu çağrı birçok şekilde yapılabilir. İçsel bir uyanışla, yukarıdan gönderilmiş bir mesajla, herhangi bir mektupla vs. Önemli olan şey, bu çağrının kahramanı harekete geçirecek güçte olması gerektiğidir. Bu aşamayı iyi bir şekilde işleyen hikayelerde kahramanın derinliği verilir. Yani onun endişelerini, korkularını, içindeki iyiliği veya kötülüğü görürüz. Star Wars’ta Luke, rastgele bir şekilde bulmuş olduğu robotu temizlerken yanlışlıkla Leia’nın mesajını görür. Burada olan rastgele olayın veriliş şekli önemlidir çünkü bu rastgele olay, hikayenin devamında derinleşebilir. Bu aşamayı anlamak için The Wizard Of Oz filmindeki Dorothy’nin köpeğinin alındığı sahne iyi bir örnek olabilir. Toto, Dorothy için müthiş bir motivasyon kaynağıydı ve sonunda onunla birlikte kaçtı.

3. Çağrıyı Reddetme

Bu aşamada kahramanın içindeki korkuyu net olarak görüyoruz. Maceraya atılmaktan korkuyor çünkü macera için yeteneği olmamasından korkuyor veya düzenini bozmak istemiyor. Tehlikeli olmadığını sandığı dünyası onun için huzurlu ve güvenli bir alan. Çağrıyı reddediyor fakat içinde ukte kalıyor ve geceleri rahat uyuyamıyor. Burada kahramanın daha da derin duygularını görüyoruz. Fark ettiyseniz her aşamada kahraman daha da derinleşiyor. İyi bir hikaye için iyi karakter yaratmak çok önemlidir. Karakterin korkularını, tereddütlerini, kararsızlıklarını ve motivasyonunu iyi bir şekilde işlemek gerekiyor. Reddetmenin çok güçlü olması gerekiyor ki hikaye de o kadar derinleşsin, kahramanı kendimizle özdeşleştirebilelim.

Ortada bir sorun var, bu sorunu çözecek tek kişi var fakat o da bundan korkuyor. Bu noktada kahraman, korkusunu aşması gerekiyor. Hikaye için çok önemli olan karakter gelişimi ilk defa bu aşamada devreye giriyor. Son olarak kahraman çaresiz kalıyor ve istemeyerek veya isteyerek maceraya atılıyor.

4. Akıl Hocası

Macerayı kabul ettik iyi güzel de nereden başlayacağız? Başlasak bile gerekli ekipman veya bilgi nerede? Sonuçta kahramanımız dünyadan habersizdi, maceraya atılması için bir şeyler öğrenmesi gerekiyor. Burada da hikayeye mentor dediğimiz akıl hocası giriyor. Mentor genellikle yaşlı ve bilge biri olur. Edindiği deneyimleri ve bilgeliğini yolculuğa çıkacak kahramana aktarması gereken kişidir. Mentorun da en az asıl kahraman kadar derinlikli olması lazım ki onun vereceği dersler bizi etkilesin. Bu arada akıl hocasının bir insan olması gerekmiyor. Bir harita, küçük gözüken bir ipucu veya rastgele bulunmuş bir şey de olabilir. Matrix serisindeki ikonikleşmiş mavi hap/ kırmızı hap sahnesi bu aşamaya iyi bir örnek olabilir.

5. Maceraya Giriş

Hikayenin gerçekten başladığı kısım bu aşamadır. Kahramanımız tehlikeyi biliyor, tehlikeyi çözmek için kendini hazırladı, gerekli bilgileri ve ekipmanı aldı. Artık tamamen hazır. Bu aşamada yepyeni bir dünya, yepyeni karakterler görürüz. Kahraman -genellikle- ilk defa evinden ayrılır, sandığı gibi dünya küçük ve basit bir yer değildir. Burada kahraman ile birlikte biz de yeni dünyayı görürüz. Yeni dünyanın çok özenli ve iyi bir şekilde tasarlanmış olması gerekir. Böylelikle biz de ilk defa gördüğümüz dünya karşısında büyülenebiliriz ve hikayeye olan ilgimiz daha da artar.

Bu aşamada illa yeni bir dünya olmak zorunda değil. Önemli olan şey kahramanın eşiği aşmasıdır. Örneğin Spider-Man’de ilk başta Peter’ın kafasında kahraman olmak yoktu. Sonradan amcası Ben’i öldüren hırsızı yakaladığında fark etti ki güçlerini iyilik için kullanması gerekiyor. “Büyük güç, büyük sorumluluk getirir.”

6. Engeller, Dostlar ve Düşmanlar

Kahramanın bazı zorlu engelleri aşarak cesaretini ve yeteneklerini test ettiği aşamaya geldik. Bunun yanında kahramana yardım edecek müttefiklerle de bu aşamada tanışırız. Kahraman bu noktada kime güvenip kime güvenmeyeceğini seçmek zorunda. Kahramanın neden seçilmiş kişi olduğunu veya yeteneklerini bu aşamada görürüz. Genellikle basit olan engeller karşısında kahramanın duruşu önemlidir. Mesela Harry Potter serisinde Harry’nin Hogwarts’a ilk gelişinde Draco Malfoy ile karşılaşıp onu geri çevirmesi iyi bir örnek.

7. Yaklaşma

Basit engelleri aşıp dostlarımızı da yanımıza aldığımıza göre gerçek sorunlarla artık karşılaşabiliriz. Bu gerçek sorunlar bizi asıl tehlikeye, asıl soruna yaklaştıracak olan maceradır. Bu aşamada kahraman, çok tehlikeli bir düşmanla karşılaşabilir veya şimdiye kadar yüzleşmek zorunda olmadığı bir iç çatışmayla yüzleşebilir. Şimdiye kadar yaşanan her şey kahramana bir şeyler kattı ve öğretti. Kahramanın da artık bunları kullanması gerekiyor. Bu aşamada kahraman genellikle yenilir. Yenildikten sonra da içindeki öfke veya intikam duygusu veya onu harekete geçiren duygu alevlenir. Bu aşamada kahramanımızı engellemekle görevli olan hikayenin antagonistini de görebiliriz. Hikayeye karanlık bir hava katmak için etkili bir yöntemdir.

8. En Büyük Korku

Kahraman her şeyi atlattı artık asıl düşmanla, asıl korkusuyla yüzleşecek. Bu aşamada düşman, kahramanımızdan daha güçlüdür. Kahramanımız ölümle yüzleşebilir veya çok dramatik bir an yaşayabilir. Hikayenin etkileyiciliği açısından bu aşamada genellikle bir dost karakter ölür. Hatta bazı hikayelerde asıl kahramanın öldüğü bile olur. Hikayede bu aşamaya kadar toplanan umut, cesaret, güç bir anda kaybolur. Kahramanın en içini görmüş oluruz. Karakter gelişimi tamamlanmıştır.

Fakat tüm bunların sonunda kahramanımız günü kurtarır. Düşmanını yani en büyük korkusunu alt eder. The Empire Strikes filmi, genellikle serinin en sevilen filmidir. Bence bunun nedeni de Luke’un en büyük korkusuyla yüzleşmesi olan efsane sahne. Darth Vader’ın tüm dehşetiyle biricik oğluna acımasız şekilde saldırması hepimizi etkilemiştir sanıyorum.

9. Ödül

Kahramanımız, çektiği tüm sıkıntılardan sonra artık amacına ulaşmıştır. Her zorlu yolculuğun tabii ki bir ödülü olur. Ödül kavramı çok eski hikayelerde daha somut bir şeydi. Yolculuğun sonunda kahramana para ödülü, büyülü bir kılıç, padişahın kızı vs. verilirdi. Fakat artık ödül kavramı daha derinleşti. Kahraman, yolculuğunun sonunda daha bilge biri, aydınlanmış biri oluyor. Artık dünyayla veya kendisiyle bağı çok daha derin oluyor. Ödül olacak şeylerin ihtimali sonsuzdur. Kahraman yolculuğunun sonuna gelmiştir ve kendi dünyasını özlemiştir. Çok daha kolay bir yolculuğa artık çıkabilir(!)

10. Eve Dönüş

Kahraman sevinçli bir şekilde artık eve dönebilir. Ödülünü eve götürmek isteyen kahramanımız bu aşamada oldukça dikkatsizdir. Bir an önce kendi dünyasına dönüp ailesine veya arkadaşlarına veya sıcacık yatağına kavuşmak ister. Fakat zorluklar tabii ki bitmez. Bu aşamada genellikle eve dönen kahramanımızdan intikam almak isteyen düşmanlarla karşılaşırız. Kahramanımız burada bir seçim yapmak zorunda kalır. Bu seçim genellikle kendi kişisel hedefi, arkadaşları, kazandığı ödül veya eve dönmek arasında bir seçim olur. Örneğin Yüzüklerin Efendisi’nin sonunda Frodo, Gollum ile tekrar yüzleşir. Yolculuğun en duygusal anı bu aşamada gerçekleşir.

11. Diriliş

Bu aşama, hikayenin doruk noktasıdır. Kahramanımız asıl düşmanla son bir kez daha karşılaşır. Bu son savaş birçok şeyi temsil eder: Kaybedilen dostların hatrına ve evine olan özlemiyle saldırır düşmanına. Eğer bu savaşta yenilirse her şeyini kaybedecek. Son savaş çok etkili olmalıdır ki bizim de yüreğimiz ağzımıza gelsin. Hatta kahramanın yeneceğini biliyor olsak da “Acaba yenilecek mi ya?” diye korkalım.

Savaşın nihayetinde kahramanımız düşmanını ebediyen yenecek. Yolculuğun sonunda bir duygu patlaması yaşayacak fakat sonra yeniden doğmuş olacak. Kahramanımız sonunda başarmıştır.

12. Son Yolculuk

Kahraman en büyük korkusunu yendi, kötüleri yendi, gelişti ve büyüdü. Artık çok daha güçlü ve çok şey öğrendi. Neden seçilmiş kişi olduğu belli oldu. Evine döndüğünde hayatı normale dönecek. Hikayenin başlangıcındaki hayatı artık yok. Çok daha iyi bir hayat ve benlik kazandı. Yeni dünyasında her şey yolunda gidecek. Kutlama zamanı!

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

%d blogcu bunu beğendi: