poligami

İnsan Olarak Neden Poligami (Çok Eşli) Değil de Monogami (Tek Eşli) Bir Hayat Sürüyoruz?

By

Hiç düşündünüz mü, insanlar neden tek eşli bir hayat yaşıyor? Sadece birine bağlı kalıyor? Birden fazla kişiye neden bağlı olamıyoruz? Öncelik olarak poligami (çok eşli) ve monogami (tek eşli) terimlerini inceleyelim. Nerelerde görülüyor, kaynağı nedir?

Poligami aslında düşündüğünüz gibi birçok kişi ile evlenmek değildir. Poligaminin altında yatan gerçek, üreme isteğidir. Hayvanlar aleminde bulunduğu gibi insanlarda da bu üreme içgüdüsü bulunmaktadır. Yaşantımızı çoğunlukla içgüdülerimize göre yönlendiririz. Bilinçaltımız, bilince içgüdüyü yönlendirir. Orbifrontal cortex, (ahlaki yasalarımızın bulunduğu bölge) gelen içgüdü bilgisini edindiği deneyimler sonucunda derleyip toparlayarak ve temporopariyetal kesişim (empati yapmamızı sağlayan bölge) bölgesi ile iletişime geçerek ne yapmamız gerektiğine karar verir ve ilgili beyin bölgelerini verdiği sonucun kararını iletir. Üreme içgüdüsünün çalışma prensibini bu şekilde basitçe açıklayabilir; evrimsel, biyolojik olarak poligamiyiz diyebiliriz. Diğer paragraflarda daha net açıklayacağım.

Monogamiye bakarsak sadece bir kişiye duyulan hislerden oluşan cinsel dürtüden ibarettir. Biz, yani insanlar kültürel olarak monogamiyizdir. Kayıtlardaki ilk evlilik, Antik Mısır’a kadar dayanmaktadır. Erkek tarafı bir sözleşme oluşturur ve bu sözleşmenin içeriği, kişilerin mal ve nafaka beyanlarını gösteriyor olur. Antik Mısır’dan günümüze kadar gelen bu evlilik seramonisi, kültürden kültüre değişiklik göstermektedir ama amaç hep aynıdır, tek kişiye bağlılık.

(İlk evlilik sözleşmesi)

Diğer canlılara bakarsak tek eşli olarak adlandırabileceğim sadık tek bir canlı vardır: Diplozoon paradoxum. Parazit bir tenya olup ömürleri boyunca sadece partnerleri ile birlikte yaşamaktadır. İnsanlar bir tenya olmadığı için biyolojik olarak tek eşli olmaları alakasız olur. Daha net incelemek için evrim ağacındaki en yakın kuzenlerimize ve atalarımıza bakalım.

İnsanlık yaşı ortalama 200.000 olarak kayıtlarda geçmektedir. Modern kabiliyetlere sahip olmamız 60.000 yıl önceye dayanmaktadır. Avcılık ve toplayıcılık zamanlarımızda edindiğimiz bilgiler doğrultusunda ebeveynlik, toplumsal olarak yaşanmaktaydı. Atalarımızın eşlerini paylaşmadıklarını düşünmemiz için herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Kabile hayatı süren toplulukların batı veya doğu kültürü etkisinde kalmadan önceki sadece bir kaç gezginin uğrayarak oluşturduğu kayıtlar elimizde bulunmaktadır. Mesela Naskapi yerlileri ile bir süre bir arada kalan Cizvitli’nin hikayesi var:

“Adam, Naskapi kabilesinin seçmiş olduğu cinsel yaşamı görünce tamamen şok olmuş ve sormuş; “Kadınlarınıza bu kadar özgürlük tanırsanız taşıdığı çocuğun sizin olup olmadığına nasıl emin olacaksınız?” Yerlinin cevabı tamamen şu yönde olmuştur. “Çok saçma bir düşünce. Siz batılılar sadece kendi bedeninizden olan çocukları seversiniz. Biz ise kabilede doğmuş tüm çocukları severiz.”

Diğer insanlara karşı izole bir hayat yaşan bu kabileler kültürel olarak avcı ve toplayıcı zamanındaki atalarımıza çok benzemektedir. Yerlinin verdiği bu cevap, avcı ve toplayıcı olan atalarımızın çok eşlilik sürdüğünün göstergelerinden biridir.

Çiftleşme konusuna baktığımızda ise çok çiftleşen türlerde erkek, dişilerden hep iri olmaktadır. Bir türde dişiyi hamile bırakmak için savaşan erkekler varsa o türdeki erkeklerin testisleri daha büyük oluyor. Örneğin yakın kuzenlerimiz olan şempanze, bonoboyu ve onlara göre biraz daha uzak kuzenimiz olan gorilleri bir inceleyelim. Testis büyüklüğü olarak bonobo en büyük testise sahip kuzenimizdir(168g), şempanzelerin 149g ve gorillerin ise sadece 23g testisleri vardır. İnsan Testisleri ise şempanzelerden küçük ama gorillerden büyüktür. Bu da zaman içerisinde kültürel olarak tek eşliliği seçmemizden kaynaklıdır.

İnsan penisi, primatlar arasındaki en büyük penislerden biridir. Şekli ise diğer primatlara göre çok farklıdır. Bunun sebebi insan penisi, dişinin vajinasına girdiği andan itibaren vakum görevi görmesidir. Ondan önce biri eğer o dişiyi döllediyse penis vakum görevi görerek rahimdeki spermleri geriye doğru çekmekte ve seks yapan erkeğin spermlerine avantaj sağlayabilmek için evrimleştiği düşünülüyor.

Ek bir bilgi daha vermem gerekirse, seks yaparken yüz yüze bakan sadece iki canlı vardır. İnsanlar ve bonobolar. Bu durumu duygu paylaşımı olarak nitelendirebiliriz. Çünkü bonobolar her zaman seks yapan maymun türüdür. Birbirlerine “merhaba” derken seks yaparlar “güle güle” derken seks yaparlar, mutlu olunca seks yaparlar gibi gibi… İnsana genetik olarak en çok benzeyen maymun türü böyle ise insan için aksini düşünmek biraz anlamsız olur.

Görüldüğü üzere evrimsel ve fiziksel açıdan insanlığın çok eşli oluşunu gözlememek için elimizde yeteri kadar veri bulunmaktadır. Peki biz nasıl oldu da tek eşli olduk? İnsanoğlu avcı ve toplayıcılığı bırakıp çiftçiliği öğrenip tarıma geçtiğinde, insanlarda mülk korkusu ortaya çıktı. Kimse mülkünün yabancıya gitmesini istemedi. Bu yüzden de yazının başlarında bahsettiğimiz gibi evlilik sözleşmeleri yapılmaya başlandı. Bu evlilikler çoğunlukla ilişki üzerine değil de daha çok şirketleri birleştirmek veya iki devlet arasındaki müttefikliği sağlamlaştırmak gibi stratejik, ekonomik ve siyasi sebepler ile yapılmaktaydı.

İnsanoğlunun geçmişini araştırdığımız zaman neden tek eşliliği tercih ettiğini anlamış bulunmaktayız. Peki hala daha neden tek eşliliğe devam ediyoruz? Evlenen kişilere baktığımız zaman çoğunun siyasi veya ekonomik sebeplerle evlenmediğini görüyoruz. Aslında burada akıllara gelen bir soru var: Biz aslında sevgiye, ilişkiye bağlı değiliz de evliliğe mi bağlıyız?

Kaynak ve İleri Okuma: 

1 – Netflix Explained –  Monogami (Tek Eşlilik)

2- National Geographic Türkiye – Dünyanın İlk Evlilik Sözleşmesi (http://www.nationalgeographic.com.tr/makale/kesfet/dunyanin-ilk-evlilik-sozlesmesi/2409)

3-Travels and Explorations of the Jesuit Missionaries In New France

4 Evrim Ağacı – Tek Eşlilik ve İnsan Evrimi: İnsan, Tek Eşli Bir Hayvan Türü mü? ( https://evrimagaci.org/tek-eslilik-ve-insan-evrimi-insan-tek-esli-bir-hayvan-turu-mu-6953 )

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

%d blogcu bunu beğendi: