Cinsel Saldırı Mağdurları : Unbelievable

By

Cinsel saldırı mağdurlarını duyuyoruz. Peki onları dinliyor muyuz?

Gerçek bir hikayeden uyarlama olan Unbelievable “kadına karşı şiddet,taciz,tecavüz” konusunu mümkün olan en yalın haliyle ele alan, bittiğinde ise boğazda dev bir yumru bırakan bir dizi. Hepimizin veya çevremizden bir kişinin en az bir kere maruz kaldığı cinsel saldırı olaylarındaki iki yüzlülük, çaresizlik ve mağduriyet sanki günlük hayattaki yaşam kameraya alınıyormuşçasına sakin ve sade olarak ele alınmış. Ayrıca hikaye mağdurun gözünden anlatıldığı için daha da çarpıcı olmuş.

Diziyi kısaca özetlemek gerekirse, ilk bölüm Marie adlı karakterin maruz kaldığı cinsel saldırı üzerinden başlıyor. Marie evinde tecavüze uğrar, polisi arar ve ihbarda bulunur fakat bilin bakalım ne oluyor? Evet kimse Marie’e inanmıyor. Polisler, arkadaşları ve hatta koruyucu aileleri Marie’nin bunu uydurduğunu, ilgi çekmek amacıyla yaptığını düşünüyor ve Marie tüm çevresince dışlanıyor, en nihayetinde çevresindekilerin “Sen bunu ilgi çekmek için uydurdun!!!” baskıları sonuç veriyor ve Marie tüm bu olan bitenden kurtulabilmek için polislere “Evet ilgi çekmek için uydurdum” şeklinde ifade veriyor. Tabii ki bunun sonuçları da ağır oluyor ve Marie işsiz, arkadaşsız, umutsuz kalıyor ve intihar düşüncesine varana kadar karanlığa sürükleniyor.

Fakat bir süre sonra başka bir bölgede Amber adlı karakter neredeyse Marie ile birebir aynı şekilde cinsel saldırıya uğrar. Olayı araştıran dedektif, faile dair ipucu ararken çevre eyaletlerden Amber ile aynı şekil ve tarzda olan cinsel saldırı dosyalarını ortaya çıkarırlar ve aslında failin birçok mağdurunun olduğu anlaşılır. Kimsenin inanmadığı Marie de bunlardan biridir.

Dizinin esaslı unsuru, olay örgüsü veyahut olayları nasıl anlattığından ziyade işlediği konu ve bıraktığı etki. Yoksa basit bir “cinsel saldırı” fiilinin faili kim bunu bulalım hadi şeklinde bir dedektifçilik söz konusu değil dizide.

Bu sitedeki ilk yazım olması hasebiyle dizi yorumlamalarıma aşina olmadığınızdan ve tamamen benim öznel yorumlamamı anlatacağımdan önce kendimden bahsedeyim. Çok seçici değilimdir hemen hemen her şeyi izlerim ama o dizinin sonradan aklımda yer edinebilmesi zordur. Boş zaman öldürmelik izleyiciyim yani..

Unbelievable’ı ilk çıktığında yani Eylül 2019’da izlemiştim. Üzerinden 5 hatta 6 ay geçmesine rağmen mağdur kadınların yaşadığı çaresizlik ve son bölümün yaşattığı “boğazda yumru” hissi hala aklımda. Her bölümün su gibi aktığını söylersem doğru olmaz ancak yukarıda da belirttiğim gibi bir aksiyon/polisiye değil dizi. İzlerken heyecanlanmıyorsunuz belki ama üzülüyorsunuz, sinirleniyorsunuz, çaresiz kalıyorsunuz. Bana göre dizinin en çarpıcı sahnesi olan “yüzleşme”lerin yer aldığı son bölüm ise “iyi ki izledim” hissi veriyor. Üzüntünüzü, sinirinizi, çaresizliğinizi bir nebze alıp bir oh çektiriyor.

Çok uzatmadan bağlayayım yazıyı, adalet sistemine, insanlığa, -klişe olacak ama- erkek egemen toplumun kadınlara yaptığı haksızlıklara eleştiri getiren bu mini diziyi yalnızca bir gününüzü ayırarak izlemelisiniz.

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

%d blogcu bunu beğendi: